- Yağ Satarım Bal Satarım Oyunu: Ebe seçilen çocuk haricindeki çocuklar bir çember oluşturacak şekilde yere otururlar. Ebe, bu çemberin etrafında “Yağ Satarım Bal Satarım” şarkısını söyleyerek döner. Ebe, arkadaşlarını şaşırtmaya çalışarak birinin arkasına elindeki mendili bırakıp hızla çember olan arkadaşlarının etrafında koşmaya başlar. Ebe koşarken arkasına mendil bırakılan çocuk mendili yerden alarak ebeyi yakalamaya çalışır. Bu esnada bütün çocuklar “Tavsan kaç, tazı tut!” diye tempo tutarak bağırırlar. Kaçan ebe, tam bir tur atıp yakalanmadan boş yere oturursa diğer çocuk ebe olur ve oyun devam eder. Eğer ebe arkasına mendil koyduğu çocuğa yakalanırsa ebe olmaya devam eder.
- İstop Oyunu: İstop oyunu renkli ve renksiz istop şeklinde oynanabilen bir oyundur. Çocuklar geniş bir çember oluşturacak şekilde ayakta durular. Ebe seçilen çocuk eline topu olarak oyunculardan birinin ismini söyleyerek topu havaya atar. İsmi söylenen kişi top yere düşmeden topu tutarsa başka oyuncunun adını söyleyerek havaya atar. Topu tutamayıp top yere düşerse topu yakalayıp “istop” diye bağırır. “İstop” denilmeden önce çocuklar ismi söylenen oyuncudan olabildiğince uzaklaşmaya çalışırlar. “İstop” denilince oyuncular yerlerinde hareket etmeden dururlar. Bu sırada ebe olan kişi, oyunculardan birini topla vurmaya çalışır. Birini vurduğu takdirde o kişi yeni ebe olur. Kimseyi vuramazsa aynı kişi ebe olmaya devam eder. Renkli istop oyununda ise ismi söylenen kişi topu tutar tutmaz “İstop” diye bağırır ve arkasından bir renk söyler. Tüm oyuncular yakın çevrelerinden o rengi bulup tutmaya çalışır. Ebe olan kişi ise oyuncular rengi bulamadan onlardan birini vurmaya çalışır. Tüm oyuncular rengi bulur ve bu arada vurulmamış olurlarsa aynı kişi tekrar ebe olur. Ebe olan kişi söylediği rengi bulamayan bir oyuncuyu vurursa ebe vurulan oyuncu olur.
- Topaç Çevirme Oyunu: Topaç çevirme oyunu tek veya grup halinde oynanabilen bir oyundur. Topaç çevirme oyununu oynayabilmek için öncelikle sert ve düz bir zemine ihtiyaç vardır. Bu düzgün zemine yaklaşık 1-1,5 metre çapında bir daire çizilir. Her oyuncunun kendi topacının olması gerekir. Topacın üzerinde bulunan 1,5-2 metre uzunluğundaki pamuk iplik topaca sarılır ve diğer ucunda parmağın geçebileceği bir boşluk bırakılarak düğüm atılır. Sırayla her oyuncu kendi topacının ipini parmağına geçirerek topacın sivri ucu yere gelecek şekilde topacını yerdeki çemberin içine doğru atar. Atılan topacın yerdeki çemberin içinden çıkmaması gerekir. Topacı yerdeki çemberden çıkan oyuncu yenilmiş sayılır.
- Kaleli Yakar Top Oyunu: Klasik yakar toptan farkı savunma ve hücum oyuncularının aniden değişebilmesidir. Kaleci oyuncular yerden veya direk atarak ortadaki oyuncuları vurmaya çalışır. Yerden veya direk gelen topu bir defada tutan oyuncu hücuma geçip topu atan oyuncuları vurmaya çalışır.
- Sek Sek Oyunu: Sek-Sek Oyunu, yüzeylere çizilen kare/dairelerin üzerinde sekilerek oynanır.
- Mendil Kapmaca Oyunu: Bu oyunda iki uçta farklı gruptaki yarışmacılar ortada bulunan ve mendil tutan hakemden kurallarına uygun olarak rakibinden önce mendili alarak kendi başlangıç çizgisinden çıkmaya çalışırlar.
- Tombik Oyunu: Dalya, yedi kiremit adıyla bilinen yöresel oyun üst üste dizilen taşların top ile vurulup ebe takım tarafından vurulmadan tekrar dizme oyunudur.
- Üç Taş Oyunu: İki takım veya iki kişi ile oynanır. Her takımın kendine ait belirlediği renkte 3’er taşı bulunur. Büyük bir kare ve içine çizilen artı işareti ile belirlenmiş oyun alanı içinde köşelere sırayla yerleştirilen taşlar, çizgiler boyunca birer hamle yapılarak aynı renkli 3 taş aynı hizaya getirilmeye çalışılır.
- Halat Çekme Oyunu: İki takım ile oynanır. Oyunda kullanılacak halat ipinin ortasına işaret konulur, takımlar bu işaretin iki tarafına dizilir. Belirlenen alan içinde rakip tarafın kendi taraflarına geçmesini sağlamak için takımlar halatı çekerler.
- İp Atlama (Tek İp- Çift İp) Oyunu: Belirlenen iki oyuncu karşılıklı geçerek ellerindeki bir ip veya bir ipi ikiye katlayarak elde edilen çift ipi dairesel hareketlerle sallarlar. Diğer oyuncular ipe değmeden bulundukları turdaki sayı kadar ip içinde atlamaya çalışırlar.
- Yüzük Saklama Oyunu: Ebe oyuncu, elindeki yüzüğü büyük bir çember oluşturan diğer oyunculardan birinin kapalı avucuna bırakır. Seçilen başka oyuncunun yüzüğün kimde olduğunu bilmesi istenir.
- Köşe Kapmaca Oyunu: 5,6,7,8 kişilik oyuncuların beşgen, altıgen, yedigen ve sekizgen çizgiler üzerinde oynadığı bir oyundur. Zemine çizilen şekillerin (beşgen, altıgen, yedigen, sekizgen) köşelerine yerleşen oyuncular kendi aralarında yer değiştirirken, ebe de köşe dışında olan oyuncuyu yakalamaya çalışır. Yakalanan oyuncu ebe olur ve oyun devam eder.
- Davul Zurna 1,2,3 Oyunu: En az 4 oyuncu ile oynanması gereken bir oyundur. Ebe oyunculara 3-5 m. uzaklıkta arkası dönük “davul zurna 1,2,3” tekerlemesini söylerken uzakta olan diğer oyuncular ebeye yaklaşmaya çalışır, ebe oyunculara döndüğünde ise oyuncular hareketsiz kalır. Ebeye yaklaşan oyuncu ona dokunduğunda diğer oyuncular kaçar ve ebe bir oyuncuyu yakaladığında ebelik o oyuncuya geçer.
- Beş Taş Oyunu: En az iki kişi ile ve beş taş ile oynanan oyundur. Beş taş uygun bir zeminde oynanır, yere atılan taşlar birer, ikişer, üçer, dörder şeklinde yerdeki taşa dokunmadan ve elindeki taşı düşürmeden alınır. Tombah, Dedeler/Köprü isimleriyle bilinen etapları vardır.
- Çömlek Oyunu: 8+8+1 Ebenin olduğu 17 kişilik, çömlek ve çömlek sahibi grupları ile oynanan oyundur. 8 kişilik çömlek grubu bir çember oluşturur, aralarında ebenin de olduğu 9 kişilik çömlek sahibi grup tekerlemelerini söyleyerek çömlek grubunun olduğu her bir oyuncunun arakasına yerleşir. Boşta kalan oyuncu ebe olur. Ebe ile ebenin seçtiği bir çömlek sahibi çember etrafında yarışır. En az ebe çıkaran grup oyunu kazanır.
- Baş Oyunu (Misket): Oyuncu sayısı en az iki kişi olmakla birlikte üst sınırı bulunmamaktadır. Oyuna başlamadan önce her oyuncu, oyun için eşit miktarda misket getirir. Her oyuncunun getirdiği misketler yan yana ip gibi dizilir. Oyuncular ellerine “başlık” denilen diğer misketlerden daha büyük bir misket alarak dizili misketlerin arkasına geçerler. Yapacakları atış sırasını belirlemek için başlık denilen misketi olabildiğince uzağa atarlar. Başlığı en uzağa atan kişi ilk vuruş hakkına sahip olur. Misketlere en yakın noktaya başlığını atan kişiye “baş” denir. Baş dizili misketlerin başına gelip durur. Oyuncular başa “Hangi baş?” diye sorarlar. Baş, misketlerin sağını ya da solunu seçer. Seçtiği yön, baş taraf olur. Oyuncular başlık denilen misketlerinin bulunduğu noktadan misketini (başlık) eline alarak ayakta dizler hafif kırık olmak üzere sırayla vuruşlarını yaparlar. Oyuncular en uzağa atış yapandan başlamak üzere vuruşlarını gerçekleştirirler. Her oyuncu başa en yakın misketi vurmaya çalışır. Vurduğu misketten itibaren diğer yöndeki misketlerin hepsini vuran kişi alır. Tüm oyuncular vuruşlarını gerçekleştirdikten sonra dizili misketlerden kalan misket olursa bu misketler baş olan kişinin misketi olur.
- Üçgen Oyunu (Misket): Oyuncu sayısı en az iki kişi olmakla birlikte üst sınırı bulunmamaktadır. Oyuna başlamadan önce her oyuncu oyun için eşit miktarda misket getirir. Her oyuncu iki, üç, dört, beş ya da çok daha fazla misket koyabilir fakat misket sayısı yere çizilecek olan üçgen şeklinin içine sığacak sayıda olmalıdır. Yere düz bir çizgi çizilir ve çizginin tam karşısına yaklaşık 1- 1,5 metre uzağına istenen büyüklükte (misketlerin içine sığacağı kadar) bir üçgen şekli çizilir. Her oyuncunun getirdiği misketler bu üçgenin üç köşesine, kenarına ve içine olacak şekilde dizilir. Oyuncular ellerine de bir misket alırlar. 1. Aşama: Vuruş sırasını belirleme aşamasıdır. 2. Aşama: Oynama sırası belirlendikten sonra birinci sıradaki kişi ilk vuruşunu misketin olduğu noktadan yere çömelerek üçgenin içindeki misketlere doğru yapar. Amaç üçgenin içindeki misketleri vurarak dışarı çıkarmaktır. Her oyuncu misketinin bulunduğu son noktadan üçgenin içine doğru atışını yapar. Vurup dışarı çıkarmayı başardığı misketleri alır. Oyun bu şekilde sırayla tüm oyuncular vuruşlarını gerçekleştirip üçgenin içindeki misketler bitinceye kadar devam eder.
- Körebe Oyunu: Bu oyun için oyuncu sayısı en az üç kişi olmakla beraber üst sınır bulunmamaktadır. Oyuna başlamadan önce sayışma yolu ile bir ebe seçilir. Ebe olan kişinin gözleri mendil ile bağlanır. Ebe olan kişi oyunculardan birini yakalamaya çalışır. Ebe birini yakalamayı başarırsa yeni ebe o kişi olur. Oyun bu şekilde devam eder. Oyunda amaç ebeye yakalanmadan oyunu tamamlayabilmektir. Oyunun sonunda hiç yakalanmayan kişi oyunun kazananı olur.
- Oturan Top Oyunu: Bu oyunun oynanabilmesi için en az beş altı kişi gereklidir. Oyun için genişçe bir alan oyun sınırları olarak belirlenir. Oyuncuların sınırların dışına çıkmamaları gerekmektedir. Sınır dışına çıkan oyuncular oyundan çıkmış sayılırlar. Oyunun başında iki kişi ebe olarak seçilir. Seçilen ebeler bir tane top ile paslaşarak diğer oyuncuları vurmaya çalışırlar. Vurulan oyuncular “oturan top” olurlar ve yere çömelirler. Daha sonra yerden kalkarak diğer oyuncuları vurmak için ebelere yardım ederler. Vurulmadan en sona kalmayı başaran çocuk oyunun kazananı olur.
- Bülbül Kafeste Oyunu: Oyuncular el ele tutuşarak bir halka oluşturur. Bu halka bülbül kafesi olur. Oyuncular arasından bir ‘bülbül’ seçilir. Bülbül kafes içinde dolaşır. Oyun sırasında halkadaki oyuncular ellerini bırakarak, “bülbül kafeste” veya oyuncunun adını söyleyerek örneğin; “Ayşe kafeste” diye hep bir ağızdan söylerler. Bu sırada bülbül halkanın dışına çıkmaya çalışır. Halkadaki çocuklar, bülbülü dışarı çıkarmamak için hemen birbirlerinin ellerini tutar ve kafesin açık yerini kapatır. Kafesten kaçabilen oyuncu oyunu kazanmış olur.
- Don Ateş Oyunu: Bir çeşit ebeleme oyunu olup ebelenen oyuncular hareketsiz bekler. Yarışamaya devam eden oyuncular, ebelenen oyuncuları dokunarak tekrar oyuna dâhil etmeye çalışır.
- Liderini Bul Oyunu: Çember içinden seçilen liderin yaptığı garip ve komik hareketleri çemberdeki diğer oyuncular hızlı bir şekilde taklit edilerek çemberin içindeki ebeye liderin kim olduğu belli edilmemeye çalışırlar. Çemberin içindeki ebe hareketi ilk yapan kişiyi bulmaya çalışır.
- Yerden Yüksek Oyunu: Seçilen ebe kendiyle aynı yükseklikte olan oyuncuları ebelemeye çalışır.
- Ebelemece Oyunu: Büyük bir çember çizimi ile belirlenmiş oyun alanının içinde ebe seçilen oyuncu diğer oyuncuları mendil ile ebelemeye çalışır.
- Sıçratan Top Oyunu: Yaklaşık 1,5 metrelik kalınca bir ipe top veya top haline getirilmiş yumak bağlanır. Ebe oyuncu yere paralel olacak şekilde kendi çevresinde ipi döndürür. Diğer oyuncular ipe çarpmadan üstünden atlamaya çalışırlar. İpe değen öğrenci yeni ebe olur.
- Çizgi Oyunu: Sek Sek benzeri 5 tane kare veya yuvarlak çizilen oyun alanında taş sürüyerek oynanır. Bu oyunda oyuncu çizili alan içinde tek ayak üstünde taşı sürükler. Taş veya oyuncunun ayağı çizgilere denk gelirse sıra diğer oyuncuya geçer.
- Kutu Kutu Pense Oyunu: En az 3 ve daha fazla oyuncu ile oynanan bir oyundur. Oyuncular el ele tutuşarak çember oluşturur ve “kutu kutu pense, elmamı yerse, arkadaşım ….(bir oyuncunun ismi söylenir), arkasını dönse” tekerlemesi ile birlikte ismi söylenen oyuncu arkasını dönerek oyuna devam eder. Tüm oyuncular arkasını döndüğünde bu kez tekerleme “…önüne dönse” şeklinde söylenir ve tüm oyuncular önüne dönene kadar oyun devam eder.
- Tuzluk Oyunu: En az iki kişi ile oynanır. Kâğıttan origami yöntemi ile tuzluk yapılır ve tuzluğun bölümlerine hareket gerektiren yönergeler (parmak ucunda on adım yürü, ördek yürüyüşü yap vb.) yazılır. Diğer oyuncu bir sayı söyler. Elinde tuzluğu olan oyuncu söylenen sayı kadar tuzluğu açıp kapatır. Hangi yönerge geldiyse diğer oyuncu o yönergeyi yerine getirir. Kalabalık grupla oynanması tavsiye edilir.
- Kurt Baba Oyunu: Bir Kurt Baba, bir anne ve diğer (çocuklar) oyuncularla oynanan bir oyundur. 8 ve daha fazla oyuncu ile oynanabilir. Kurt Baba 10-15 adım uzakta beklerken, anne çocuklara bir renk ismi söyler. Kurt Baba gruba yaklaştığında aralarında bir diyalog geçer. Kurt Baba, anneden bir yumurta ister ve annenin “hangi renk” sorusunu Kurt Baba bir renk söyleyerek cevaplar. Gruptaki çocuklardan o renge sahip olan oyuncu kaçar ve Kurt Baba onu yakaladığında artık o oyuncu Kurt Baba olur ve oyun bu şekilde devam eder.
- İpi Ele Geçirme Oyunu: 2 kişi ve yaklaşık 1,5 metre bir iple oynanan oyundur. Bir oyuncu ipi iki ucundan bağlar ve parmaklarının arasına geçirir. Diğer oyuncu ise ipin çapraz veya merkez noktalarından tutarak kendi eline almaya çalışır. İp hangi oyuncunun elinde çözülürse o oyunu kaybeder.


