İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü İle İlgili Şiirler

Bayrağım

Atalarım, gökten yere
İndirmişler ay yıldızı,
Bir buluta sarmışlar ki
Rengi şafaktan kırmızı

Onun ateş kırmızısı
Ne gelincik, ne de gülden.
Türk oğlunun öz kanıdır
Ona bu al rengi veren.

Ay yıldızı, gökyüzünün
Ayla yıldızdan yüksek
Türkün alın yazısıdır;
Türk ür onu yükseltecek.

Vazifemdir bayrağımı
Üstün tutmak her bayraktan.
Can veririm, kan dökerim
Vazgeçemem ben bu haktan.

Hasan Âli Yücel

Bayrak

Ey, mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver!
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.

Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Arif Nihat Asya

Bayrak

Şehit kanıyla büyür; bayrağımın direği
O a ağaç gözüyle bakmak büyük noksandır! ..
Şalındaki her ilmek; bir cihangir yüreği
Dalgalanışı bile; anlatılmaz destandır! ..

Hilali haçlılarla; asırlarca savaşan
Kahraman ecdadımın taşıdığı nişandır! ..

Yıldızı Kosavayı; hayranlıkla seyreden
Gökyüzünün ceddime, arzettiği şükrandır! ..

Rengi on altı devlet; kuran yüce neslimin
Zaferleri uğrunda, sebil ettiği kandır! ..

Ey! gaziler, şehitler; Al Bayrağın yoluna
Sizler gibi bizimde, canlarımız kurbandır.

Hayati Vasfi Taşyürek

İstiklâl Marşı’nı Dinlerken

Borazanbaşı, borazanbaşı,
Akşamları batan güne karşı
Alışılmış bir ibadet gibi
Çaldığınız o İstiklâl Marşı

Yıllardır her kulakta yer etmiş
Gür nağmeleriyle tutarken arşı,
Az rastlanır bir huşu içinde
Ayakta dinleriz bütün çarşı.

Hayal gibi, vehim gibi bir şey
Sanki memleketin dağı taşı
En sadık bekçisi tarihimin
Kesilir ansızın naşı.

Bu meçhul askerlere mahşeriyle
Hatırlatır o yaman savaşı.
Yanık türkülerinden biliriz
Yemen çölünü, Sarıkamışı.

Kurduna, kuşuna sor söylesin,
Neydi Türkün o günü, telâşı.
Karalar giymişti Anadolu,
Kan bir yandan, bir yandan gözyaşı
Sürmedi çok şükür o kıyamet,

Gecenin birinde fecre karşı
Güneşten evvel doğdu ufukta
Mustafa Kemalin altın başı.
Vatan sevgisinin mihenk taşı

Cahit Sıtkı Tarancı

Bayraksız Olamam

Bir çocuksam
Kucaksız,
Oyuncaksız;

Bir delikanlıysam
Atsız,
Pusatsız
Olabilirim...
Bayraksız olamam!

Taşıp yirmi yaş dileklerinden
Ufuk ufuk süzülen
Bir gemiyim ben...
Rüzgârsız kalabilirim,
Yelkensiz olabilirim...
Bayraksız olamam!
Eşsizsem, yalnızsam;
Kısmetini bekleyen bir genç kızsam
Ve gelirse, eğer mutlu günüm
Yapılırsa bir gün düğünüm
Telsiz, duvaksız olabilirim...
Bayraksız olamam!

-İster erkek, ister kadın-
Çocuğuyum bu vatanın
Ve gazada can borcuyum...
Susuz olabilirim,
Uykusuz olabilirim,
Bayraksız olamam!

Ölürsem taşım, yazım
Kaygı olmasın yakınlarıma...
Bir şey istemem,
Yeter ki ay doğsun mezarıma!
Taşsız olabilirim;
Yazısız kalabilirim;
Bayraksız olamam!

Konaksız, saraysız;
Evsiz, yuvasız, köysüz
Kalabilirim...
Sevdiklerim gidebilir,
Sevenlerim ihanet edebilir...
Her şeysiz kalabilirim, her şeysiz olabilirim
Bayraksız olamam,
Bayraksız olamam!

Bizans önlerinde bir yeniçeri...
Kılıç tutar, bayrak tutar eli...
Bu kimdir? diye sorarsan
Benim:
Ulubatlı Hasan
Benim...
Elim kesilebilir,
Ayağım eksilebilir
Ve oklar delebilir, ateşler eriyip
Yakabilir beni...
Kollarım kanatlarım bir bir
Bırakabilir beni...

Kolsuz olabilirim,
Kanatsız olabilirim;
Bayraksız olamam;
Bayraksız olamam!

Arif Nihat Asya

Elveda

Elveda karıcığım elveda...
Bu sevda
Başika sevda,
Yurt aşkı derler buna...
İnan ki.
Senden Önce, onundur neyse bütün varım.
Artık, bol ışıklı bir yarma
Şarkı söylesin çocuklarım,
Ve bundan böyle,
Boş kalan yastığıma
On aylık oğlum koysun başını.
Ve sen ona,
Adından önce öğretmelisin kancığım
İstiklâl Marşı'nı

Rıza Polat Akkoyunlu


Bayrak

Minnacık ellerine,
Ne de yakışmış bayrak.
Övün, sevin, mutlu ol,
Türk çocuğu olarak.

İyi koru, sev onu.
Çiğnetme hiç kimseye.
Dalgalandır göklerde,
Göğsünü gere gere.

Ülkü Duysak


Bayrak

Göklerin ay yıldızı,
Rengine pek yaraşmış,
Bu yurdun oğlu, kızı,
Senin için savaşmış.

Atamdan bize kalan,
Sevimli güzel bayrak,
Göklerimde dalgalan,
Nazlı nazlı uçarak...

Şanlı bayrak, uğruna,
Feda olsun canımız.
İstiklâlin yoluna,
Aksın bütün kanımız.

Melâhat Uğurkan

Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor

Şehitler tepesi boş değil,
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs, nefes almak için;
Rüzgar bekliyor.
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?

Destanını yapmış, kasideye kanmış.
Bir el ki; ahretten uzanmış,
Edeple gelip birer birer öpsün diye fâniler!
Öpelim temizse dudaklarımız,
Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.
Rüzgarını kesmesin gövdeler
Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar, kasîdeler.

Geri gitsin alkışlar geri,
Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!
Ona oğullardan, analardan dilekler yeter,
Yazın sarı, kışın beyaz çiçekler yeter!
Söyledi söyleyenler demin,
Gel süngülü yiğit alkışlasınlar
Şimdi sen söyle, söz senin.

Şehitler tepesi boş değil,
Toprağını kahramanlar bekliyor!
Ve bir bayrak dalgalanmak için;
Rüzgar bekliyor!
Destanı öksüz, sükûtu derin meçhul askerin;
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye? ...

Arif Nihat Asya

Scroll to Top