Bayrağım
Atalarım, gökten yere İndirmişler ay yıldızı, Bir buluta sarmışlar ki Rengi şafaktan kırmızı Onun ateş kırmızısı Ne gelincik, ne de gülden. Türk oğlunun öz kanıdır Ona bu al rengi veren. Ay yıldızı, gökyüzünün Ayla yıldızdan yüksek Türkün alın yazısıdır; Türk ür onu yükseltecek. Vazifemdir bayrağımı Üstün tutmak her bayraktan. Can veririm, kan dökerim Vazgeçemem ben bu haktan.
Hasan Âli Yücel
Bayrak
Ey, mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar. Yurda ay yıldızın ışığı yeter. Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün. Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün. Gölgene sığındık. Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim.
Arif Nihat Asya
Bayrak
Şehit kanıyla büyür; bayrağımın direği O a ağaç gözüyle bakmak büyük noksandır! .. Şalındaki her ilmek; bir cihangir yüreği Dalgalanışı bile; anlatılmaz destandır! .. Hilali haçlılarla; asırlarca savaşan Kahraman ecdadımın taşıdığı nişandır! .. Yıldızı Kosavayı; hayranlıkla seyreden Gökyüzünün ceddime, arzettiği şükrandır! .. Rengi on altı devlet; kuran yüce neslimin Zaferleri uğrunda, sebil ettiği kandır! .. Ey! gaziler, şehitler; Al Bayrağın yoluna Sizler gibi bizimde, canlarımız kurbandır.
Hayati Vasfi Taşyürek
İstiklâl Marşı’nı Dinlerken
Borazanbaşı, borazanbaşı, Akşamları batan güne karşı Alışılmış bir ibadet gibi Çaldığınız o İstiklâl Marşı Yıllardır her kulakta yer etmiş Gür nağmeleriyle tutarken arşı, Az rastlanır bir huşu içinde Ayakta dinleriz bütün çarşı. Hayal gibi, vehim gibi bir şey Sanki memleketin dağı taşı En sadık bekçisi tarihimin Kesilir ansızın naşı. Bu meçhul askerlere mahşeriyle Hatırlatır o yaman savaşı. Yanık türkülerinden biliriz Yemen çölünü, Sarıkamışı. Kurduna, kuşuna sor söylesin, Neydi Türkün o günü, telâşı. Karalar giymişti Anadolu, Kan bir yandan, bir yandan gözyaşı Sürmedi çok şükür o kıyamet, Gecenin birinde fecre karşı Güneşten evvel doğdu ufukta Mustafa Kemalin altın başı. Vatan sevgisinin mihenk taşı
Cahit Sıtkı Tarancı
Bayraksız Olamam
Bir çocuksam Kucaksız, Oyuncaksız; Bir delikanlıysam Atsız, Pusatsız Olabilirim... Bayraksız olamam! Taşıp yirmi yaş dileklerinden Ufuk ufuk süzülen Bir gemiyim ben... Rüzgârsız kalabilirim, Yelkensiz olabilirim... Bayraksız olamam! Eşsizsem, yalnızsam; Kısmetini bekleyen bir genç kızsam Ve gelirse, eğer mutlu günüm Yapılırsa bir gün düğünüm Telsiz, duvaksız olabilirim... Bayraksız olamam! -İster erkek, ister kadın- Çocuğuyum bu vatanın Ve gazada can borcuyum... Susuz olabilirim, Uykusuz olabilirim, Bayraksız olamam! Ölürsem taşım, yazım Kaygı olmasın yakınlarıma... Bir şey istemem, Yeter ki ay doğsun mezarıma! Taşsız olabilirim; Yazısız kalabilirim; Bayraksız olamam! Konaksız, saraysız; Evsiz, yuvasız, köysüz Kalabilirim... Sevdiklerim gidebilir, Sevenlerim ihanet edebilir... Her şeysiz kalabilirim, her şeysiz olabilirim Bayraksız olamam, Bayraksız olamam! Bizans önlerinde bir yeniçeri... Kılıç tutar, bayrak tutar eli... Bu kimdir? diye sorarsan Benim: Ulubatlı Hasan Benim... Elim kesilebilir, Ayağım eksilebilir Ve oklar delebilir, ateşler eriyip Yakabilir beni... Kollarım kanatlarım bir bir Bırakabilir beni... Kolsuz olabilirim, Kanatsız olabilirim; Bayraksız olamam; Bayraksız olamam!
Arif Nihat Asya
Elveda
Elveda karıcığım elveda... Bu sevda Başika sevda, Yurt aşkı derler buna... İnan ki. Senden Önce, onundur neyse bütün varım. Artık, bol ışıklı bir yarma Şarkı söylesin çocuklarım, Ve bundan böyle, Boş kalan yastığıma On aylık oğlum koysun başını. Ve sen ona, Adından önce öğretmelisin kancığım İstiklâl Marşı'nı
Rıza Polat Akkoyunlu
Bayrak
Minnacık ellerine, Ne de yakışmış bayrak. Övün, sevin, mutlu ol, Türk çocuğu olarak. İyi koru, sev onu. Çiğnetme hiç kimseye. Dalgalandır göklerde, Göğsünü gere gere.
Ülkü Duysak
Bayrak
Göklerin ay yıldızı, Rengine pek yaraşmış, Bu yurdun oğlu, kızı, Senin için savaşmış. Atamdan bize kalan, Sevimli güzel bayrak, Göklerimde dalgalan, Nazlı nazlı uçarak... Şanlı bayrak, uğruna, Feda olsun canımız. İstiklâlin yoluna, Aksın bütün kanımız.
Melâhat Uğurkan
Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor
Şehitler tepesi boş değil, Biri var bekliyor. Ve bir göğüs, nefes almak için; Rüzgar bekliyor. Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye; Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye? Destanını yapmış, kasideye kanmış. Bir el ki; ahretten uzanmış, Edeple gelip birer birer öpsün diye fâniler! Öpelim temizse dudaklarımız, Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız. Rüzgarını kesmesin gövdeler Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar, kasîdeler. Geri gitsin alkışlar geri, Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri! Ona oğullardan, analardan dilekler yeter, Yazın sarı, kışın beyaz çiçekler yeter! Söyledi söyleyenler demin, Gel süngülü yiğit alkışlasınlar Şimdi sen söyle, söz senin. Şehitler tepesi boş değil, Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için; Rüzgar bekliyor! Destanı öksüz, sükûtu derin meçhul askerin; Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye? ...
